← Tüm söylemler

“Saygı Duymuyorum”

Hakaret Değil

Anlamı

"Saygı duymuyorum" ifadesi, genellikle bir kişinin bir başkasına veya bir şeye karşı saygı veya takdir hissetmediğini ifade etmek amacıyla kullanılan bir deyimdir. Bu ifade, kişinin o kişiye veya konuya yönelik olumsuz bir tutum sergilediğini veya onu değerli veya önemli bulmadığını belirtirken, aynı zamanda bu tür duygusal tepkileri ifade edebilir.

"Saygı duymuyorum" terimi genellikle eleştirel veya alaycı bir tonla kullanılır ve kişinin olumsuz bir görüş veya tutum sergilediği durumları ifade ederken, aynı zamanda bu tür duygusal tepkileri eleştirebilir. Bu ifade, saygı, hoşgörü ve empati gibi değerlerin önemini vurgularken, olumsuz duyguların ve olumsuzluğun yayılmasının engellenmesi gerekliliğini belirtebilir. Kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken nokta, ifadenin kişileri aşağılama veya küçümseme amacıyla değil, duygusal tepkilerin nedenlerini anlama ve olumlu bir iletişim kurma amacıyla kullanılmasıdır.

Hukuki değerlendirme

Saygı Duymuyorum kelimesi hakaret değildir.

Ceza ve yaptırım bilgisi

Bu başlık için yayımlanmış yaptırım bilgisi bulunmuyor.

Emsal kararlar

Karar 1

Eyleme (Yalancısın, sana saygı duymuyorum) ve yükletilen suça yönelik katılan ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin (beraat) onanmasına...

Yargıtay 4. CD Esas: 2022/6782 Karar: 2022/12908 Tarih: 24.05.2022

Karar 2

Somut olayda; müşteki, Muratpaşa Meclis Üyesi olarak görev yapmaktadır. Şüpheli hakkında meclis üyeliğinin düşürülmesi kararı verilmiş, şüpheli tarafından bu karara karşı açılan davada, Antalya 4.İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Bu kararı sebep göstererek şüpheli, meclis toplantısına katılmıştır. Müşteki, toplantı esnasında bu hususta beyanda bulunmuş ve dosya kapsamına göre “yücesoyun üyeliğinin düşürülmesi hukuka uygundur, itiraz sonuçlanana kadar meclise gelmemesi gerekirdi, bende Antalya 4.idare mahkemesinin kararını tanımıyorum saygı da duymuyorum” şeklinde sözler söylemiştir. Toplantı çıkışında yerel gazete muhabiri tarafından şüpheliye bu sözler sorulduğunda, şüpheli “ ben mahkemenin kararı ile burada oturuyorum bağımsız üye olarak buradayım davayı kazandıktan sonraki ilk meclisim hiçbirşey söylemiyorum it ürür kervan yürür” şeklinde demeç vermiş ve bu beyanat yerel gazetede haber olarak yayınlanmıştır. Şüphelinin alınan ifadesinde, soruşturmaya konu sözü söylediğini ancak, atasözü olarak kullandığını sözün hakaret olmadığını beyan etmiştir. Sonuç olarak, şüpheli tarafından kullanılan ifadeler somut bir fiil ya da olgu isnat etmek şeklinde kabul edilemezler. Şüpheliye ait sözlerin yayınlanmasında ise toplumsal ilgi ve kamu yararı bulunmaktadır. Soruşturmaya konu ifadeler, söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, eleştiri niteliğindedir. Aksi düşünce, suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir. Bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından, takipsizlik kararı sonucu itibariyle yerinde olup, mercii tarafından verilen itirazın reddi kararı da yerinde görüldüğünden, kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMk'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE

Yargıtay 18. CD., E. 2016/16989 K. 2016/18968 T. 12.12.2016

 

İlişkili söylemler