Müşteki... Meclis Üyesi olarak görev yapmaktadır. Şüpheli hakkında meclis üyeliğinin düşürülmesi kararı verilmiş, şüpheli tarafından bu karara karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Bu kararı sebep göstererek şüpheli, meclis toplantısına katılmıştır. Müşteki, toplantı esnasında bu hususta beyanda bulunmuş ve dosya kapsamına göre"...'in üyeliğinin düşürülmesi hukuka uygundur, itiraz sonuçlanana kadar meclise gelmemesi gerekirdi, ben de... İdare Mahkeme sinin kararını tanımıyorum saygı da duymuyorum" şeklinde sözler söylemiştir. Toplantı çıkışında yerel gazete muhabiri tarafından şüpheliye bu sözler sorulduğunda, şüpheli "Ben mahkemenin kararı ile burada oturuyorum, bağımsız üye olarak buradayım, davayı kazandıktan sonraki ilk meclisim, hiçbir şey söylemiyorum, it ürür kervan yürür" şeklinde demeç vermiş ve bu beyanat yerel gazetede haber olarak yayınlanmıştır. Şüphelinin alınan ifadesinde, soruşturmaya konu sözü söylediğini ancak atasözü olarak kullandığını, sözün hakaret olmadığını beyan etmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki haberde yer verilen ifadelerin rahatsız edici olduğu açık bir şekilde anlaşılmakla birlikte, paylaşımlarda yer alan ifadelerin Anayasa, AİHS ve AİHM içtihatlarında özel bir önem atfedilen ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerekmektedir... Sonuç olarak, şüpheli tarafından kullanılan ifadeler somut bir fiil ya da olgu isnat etmek şeklinde kabul edilemez. Şüpheliye ait sözlerin yayınlanmasında ise toplumsal ilgi ve kamu yararı bulunmaktadır. Soruşturmaya konu ifadeler söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp eleştiri niteliğindedir. Aksi düşünce, suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir. Bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından, takipsizlik kararı sonucu itibariyle yerinde olup, mercii tarafından verilen itirazın reddi karan da yerinde görüldüğünden, kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 18. CD Esas: 2016/16989 Karar: 2016/18968 Tarih: 12.12.2016