Yargılamaya konu somut olayda, sanığın eşi ile arasındaki boşanma davasının reddine karar veren mağdur hâkime hitaben yazmış olduğu mektupta "Hür iradeye saygıyı ayaklar altına alan, hukuku çiğneyen sayın hakim hanımefendi, kanser oldum, müjde, bana yaptığın zulme sevinebilirsin, taş çekmişçesine ağrılarla kalkıyorum, sebebi içtiğim sigara, sebebi sana olan sinirimden ve stresimden, siz herkesten övgüler almaya alışmışsınızdır tabi, herkesin avukatı olduğundan, herkese kanunlar uygulayıp herkes mutlu ve sevinçli şekilde yaşasın adalet diyerek mahkemeden ayrılırken, benim avukatım olmadığı için beni alçak eşek yerine koydunuz, sen siciline rütbe ve kıdem almayı düşündün, senin bana yaptığın zulme, kasap et derdinde koyun can derdinde, çok özür dilerim sayın hakim, ben size övgüler pisse-pisse yapmadım için senin bana yaptığın zulümdür, zulümdür, zulümdür, benim bu dilekçemi kabul edip işleme koy, dava açma parasını da sayın hakim sen ver her şeyin bir bedeli vardır, beni boşamadan davayı kapatıp siciline rütbe ve kıdem alma bedeli ve zulmün bedeli olarak kim bir miskal hayır işlerse karşılığını görecektir" şeklindeki sözlerinin mağdurun onur, şeref ve saygınlı aşan rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici ağır eleştiri, kaba söz nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığa beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırı...
Yargıtay 18. CD Esas: 2015/9144 Karar: 2015/10839 Tarih: 11.11.2015