Sanığın kendisi hakkında yargılama yaparak mahkumiyet hükmü veren... (CMK'nin 250. maddesi uyarınca yetkili) Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına hitaben yeniden yargılama talebi içeren dilekçede müşteki hâkimler ve Cumhuriyet savcısına hitaben yazdığı "Esaretten kurtulalı iki yıl oldu...Hukuk insanlara adaleti sağlamak için vardır. Erzurum DGM'si adil yargılama yapmayarak verdiği yanlış karar ile hak ve hukuku katletmiştir. Masum bir insana ceza vermekle adeta şaşkın esir durumundaki bizlere gasp çetelerinin, şehir eşkıyalarının veya kardeşimi kahpece öldüren PKK canilerinin, alenen nereden nasıl bulup taşıdıkları belirsiz silahları ile yaptıkları katliamlar gibi hukuk hak katliamı yapmıştır. Biri silahı ile diğeri kalemi ile yapmıştır...Bir gün ülkemiz karışır, bölünür kan gölüne dönerse ki ABD öyle istiyor bunun tek sebebi adaleti sağlayamayan şehirlerde yaşanmazlığa geçit veren, polisin yakalayıp teslim ettiği canileri diğer kapıdan salıveren yanlış verilen yargı kararlarıdır...Verdiği haksız, adil olmayan kararı ile 20 ay ıslak nemli taş duvarlar,cani suç makinelerinin arasında tutmakla birçok şeyimi yitirmekle şu anda kalçamda oluşan arıza nedeniyle ameliyat olmuş, iki bastonla yürümeye çalışan alil durumda bırakıldım. Buna sebep yanlış kararı veren DGM yargısıdır. Şimdi onlar kına yaksınlar fatih gibi zafer elde etmiş, Hz Ömer'in adaletini bile geride bırakmıştır. Bravo DGM'ye... Satılmışlara kanıp bana mı gücün yetti. Ey gafil DGM yargısı.." şeklindeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın şikâyetçilere yönelttiği sözlerin şikâyetçileri onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı...
Yargıtay 4. CD Esas: 2012/19778 Karar: 2014/1697 Tarih: 22.01.2014